Bugün dünyanın içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve askeri gelişmelere baktığımızda, güçlü devlet olmanın yolunun yalnızca ekonomiden değil; teknoloji, üretim ve savunma sanayiindeki bağımsızlıktan geçtiğini açıkça görmekteyiz. Artık ülkeler sadece silahla değil; üreten sanayisi, teknolojik altyapısı, yerli mühendisliği ve stratejik üretim gücüyle ayakta kalmaktadır.
İşte tam da bu noktada, SAHA Expo 2026 gibi organizasyonlar Türkiye’nin geldiği noktayı görmek adına büyük önem taşımaktadır. Fuarda sergilenen yerli ve milli teknolojiler; insansız hava araçlarından radar sistemlerine, elektronik harp teknolojilerinden hassas mekanik üretimlere kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayiinde artık dünyada söz sahibi olmaya başladığını açıkça göstermektedir.
Bizler de Mersin sanayicileri olarak bu önemli organizasyonda yer almanın gururunu yaşadık. Özellikle Mersin Organize Sanayi Bölgesi öncülüğünde, Türkiye’de ilk il olarak güçlü bir katılım sağlanması, Mersin sanayisinin vizyonunu ortaya koymuştur. Adeta fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri haline gelen Mersin heyeti, sanayicinin artık klasik üretim anlayışının ötesine geçmek istediğini göstermiştir.
Bu organizasyonda yaklaşık 20 sanayicinin yer alması; “Bizim de bu milli mücadelede çorbada bir tuzumuz olsun” anlayışının en güzel örneklerinden biridir. Çünkü savunma sanayii yalnızca büyük fabrikaların işi değildir. Rulmandan redüktöre, contadan elektronik parçaya, yazılımdan özel alaşımlı metallere kadar binlerce yan sanayi ürününe ihtiyaç vardır. Savunma sanayiinin gerçek gücü, güçlü bir sanayi ekosisteminden doğmaktadır.
Bu noktada emeği geçen OSB Başkanımız Sabri Tekli başta olmak üzere, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası yönetimine ve tüm ekiplere teşekkür etmek gerekir. Çünkü sanayiciyi böylesine stratejik organizasyonlarla buluşturmak; sadece ticari değil, aynı zamanda milli bir görevdir.
Ancak artık bir gerçeği daha açık şekilde konuşmanın zamanı gelmiştir:
Mersin’in savunma sanayiinde özel bir üretim üssüne dönüşmesi gerekmektedir.
Bugün Türkiye’nin birçok şehrinde savunma sanayiine yönelik özel kümelenmeler, teknoparklar ve üretim bölgeleri oluşturulurken; limanı, lojistik gücü, yetişmiş insan kaynağı ve sanayi altyapısıyla Mersin’in bu alanda çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğu ortadadır.
Bu nedenle Mersin Organize Sanayi Bölgesi içerisinde veya yeni planlanacak alanlarda savunma sanayiine özel yer tahsislerinin yapılması artık önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Özellikle yüksek hassasiyetli üretim yapan firmalara; uzun vadeli yatırım alanları, Ar-Ge destekleri ve altyapı kolaylıkları sağlanmalıdır.
Çünkü savunma sanayii sadece bugünün değil, geleceğin de meselesidir.
Yerli rulman üretimi, özel alaşımlı parçalar, askeri standartlara uygun mekanik sistemler, sensör teknolojileri ve akıllı üretim sistemleri gibi alanlarda Mersin’den çok güçlü markalar çıkabilir. Bunun için devlet kurumları, OSB yönetimleri, üniversiteler ve sanayiciler ortak bir vizyon etrafında birleşmelidir.
Artık sanayicinin hedefi sadece ticaret yapmak değil; teknoloji üretmek, katma değer oluşturmak ve Türkiye’nin milli gücüne katkı sunmak olmalıdır.
Dünyanın bu kadar hassas bir dönemden geçtiği günümüzde, güçlü savunma sanayii güçlü devlet demektir. Güçlü devlet ise güçlü üretimden geçmektedir.
Mersin bunu başarabilecek güce, tecrübeye ve vizyona sahiptir.
Yeter ki inanalım, birlikte hareket edelim ve üretime yön verelim.
TINGADER mersin
Ahmet Dara..






