“Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme” temasıyla 5–6 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, su yönetimi alanında uluslararası paydaşları bir araya getirdi.

Küresel ölçekte artan su krizine çözüm arayışlarının ele alındığı forumda, su verimliliği, dirençlilik, inovasyon ve sektörler arası iş birliği konuları öne çıktı. Forumda ayrıca, su yönetiminin teknoloji, finans, sağlık ve çevre politikalarıyla entegrasyonu ile sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedeflendi.

Foruma katılan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, yaptığı konuşmada suyun artık yalnızca bir doğal kaynak değil, stratejik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Çavuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde suyun ekonomik kalkınma, toplumsal refah ve çevresel sürdürülebilirlik açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

KKTC’nin kurak iklim koşulları ve artan nüfus baskısı nedeniyle su yönetiminin bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle hayata geçirilen Türkiye’den KKTC’ye Su Temin Projesi’nin bu alanda tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Projenin, su güvenliğini sağlamanın yanı sıra tarımsal üretimde sürdürülebilirliği de güçlendirdiğini söyledi.

Sürdürülebilir su yönetiminin yalnızca su teminiyle sınırlı olmadığını dile getiren Çavuş, esas hedefin suyun verimli kullanılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması olduğunu kaydetti.

KKTC’nin su yönetimi vizyonunu çok boyutlu bir yaklaşımla ele aldıklarını belirten Çavuş, bu kapsamda altyapı yatırımlarının artırıldığını, kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ve akıllı su yönetim sistemlerinin yaygınlaştırıldığını ifade etti.

Atık suyun yeniden kullanımı konusuna da değinen Çavuş, “atık sudan kaynağa” yaklaşımıyla döngüsel su yönetiminin benimsendiğini söyledi. Ayrıca, kamu, özel sektör, üniversiteler ve yerel yönetimlerin sürece dahil edildiği kapsayıcı bir yönetişim modeli oluşturulduğunu belirtti.

Su yönetiminin halk sağlığı ile doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Çavuş, atık su sürveyansı gibi erken uyarı sistemlerinin geliştirilerek olası risklerin önceden tespit edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Tarımda su verimliliğinin artırılması, şehirlerin suya duyarlı hale getirilmesi ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirten Çavuş, su, enerji ve gıda ilişkisini temel alan entegre yaklaşımların önemine vurgu yaptı.

KKTC’nin su güvenliğini tek bir kaynağa bağlı bırakmadığını ifade eden Çavuş, Su ve Toprak Master Planı doğrultusunda alternatif su kaynaklarının çeşitlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda deniz suyu arıtma teknolojilerinin öncelikli yatırımlar arasında yer aldığını belirtti.

Çavuş, deniz suyu arıtma tesislerinin enerji ihtiyacının güneş enerjisinden karşılanmasının hedeflendiğini, bu sayede düşük karbonlu ve çevre dostu bir “mavi-yeşil” model oluşturulacağını ifade etti.

Konuşmasının sonunda, KKTC’nin su yönetimi alanındaki deneyimlerini paylaşmaya ve uluslararası iş birliklerine katkı sunmaya hazır olduğunu belirten Çavuş, forumun somut ve uygulanabilir sonuçlar üretmesini temenni etti.