Toplumsal hayat, sadece o çevrede yaşayan insanlardan ibaret değildir; doğanın kendisi yanında, özellikle başka canlılar en az insanlar kadar, hatta insanlardan da önce bu hayatın içindedir. İnsanların yerleşme düzeni, oraların asıl sahibi olan diğer canlıların varlıklarına hep tehdit oluşturmuştur.

Oysa onların da bu hayatın, bu evrenin, doğanın sahibi olarak, en az insanlar kadar yaşamlarını sürdürmeye hakları vardır.

Kent hayatı bu açıdan çok daha sert, acımasız şartlar ortaya çıkarmaktadır.

Sokaklarda başıboş gezerek yaşamaya çalışan kediler ve köpekler; hepsi bu kentin, bu çevrenin ve hayatın parçasıdır.

Hatta kimi hayvanlar bu kentin en eski sahipleridir.

Bizimle birlikte yaşayan, bu kentte hakkı olan canlılardır.

Bir hayat varsa, bir hayatımız varsa doğanın, doğadaki bütün canlıların eseridir; onların varlıklarıyla sürer varlığımız.

İçel Sanat Kulübü Dergisi’nin 174. sayısında, her sabah aynı saatte kent merkezine doğru yürüyüş yapan,  iki saat sonra elinde ciğer ve tavuk kırıntıları dolu torbalarla geri dönen, bu yiyecekleri kendisini bekleyen sokak kedi ve köpeklerine dağıtan ufak tefek sarışın hanımı yazmıştım.

Yaşadığı yeri severek, o da yaşadığı yere bir fayda sağlamak için bir yerlerden başlamak istedi ve kentte bizimle birlikte yaşayan canlıların bir kısmının sorumluluğunu aldı.

Gelirinin önemli bir kısmını bu kedi ve  köpeklerin beslenmesine, hatta veteriner bakımına harcadığını biliyorum.

Sağlık sorunları yaşadığında, bir süre  kedi- köpeklere yiyecek verecek birisini ücretle tutmuştu.

Ne yazık ki, daha sonra kaybettik bu hayvan sever   “Füsun Hanım”ı; ben de  kendisiyle ilgili bir köşe yazısı yazmıştım. Onun, bu güzel insanın  beklenmedik  ölümünden sonra  eksikliği nasıl doldurulur ? diye hep düşünürdüm.

Ama işte; hayat cömerttir, her zaman sorumluluk alan, yardımsever insanlar ortaya çıkıyor ve ihtiyaç duyulan boşluğu dolduruyor.

*                     *                     *

30 yıl kadar önce, Mersin’de Belediyeler sokak hayvanlarının beslenmesiyle ilgilenmezdi ve sokakta yaşayan hayvanlar için gıda sorunu ciddi boyutlarda idi. O yıllarda, biz de restoranımıza gelen kedi ve köpekleri besliyorduk.

Bir gün “Nükhet Hanım” isminde bir hemşerimiz geldi;  Artık yemekleri bir yerde toplarsak, bunları her gün gelip sokak hayvanlarına dağıtabileceğini söyledi. Gerçekten de, uzun bir süre artık yemekleri her gün aldı, sokak hayvanlarına dağıttı.

Kedi ve köpek yemlerinin henüz şimdiki ölçüde yaygınlaşmadığı  ve insanlarımızda da sokak hayvanlarını koruma bilincinin yerleşmediği o günlerde bu hizmet çok kıymetliydi.

Yıllar sonra Nükhet Hanım’la Soli Sitesi’nde karşılaştım.

Bu defa site içindeki kedileri besliyordu.

Şimdilerde yerel yönetimler ve duyarlı hemşeriler sokaktaki hayvanların, özellikle de sahipsiz köpeklerin bakımını  beslenmesini önemli ölçüde sağlıyor artık; yetersiz de olsa barınaklar kuruluyor; ama şimdi de sitelerde yaşayan, daha doğrusu kent hayatı içinde ve özellikle trafik gürültüsü nedeniyle sitelerin nispeten  korunaklı ortamına sığınarak  yaşamaya çalışan  kedilerin beslenme sorumluluğunu birilerinin alması gerekiyor.

Nükhet Hanım, sorumluluk alan bir yardımsever olarak tüm Soli Sitesi’ndeki kedilerin hem beslenmesini hem de tüm veterinerlik bakımlarını üstlenmiş durumda…

30 yıl önce karşılaşıp yardımseverliğine şahit olduğum bu güzel insanla, Nükhet Hanım’la 30 yıl sonra yine sahipsiz kedilerin beslenmesi ve bakımı için koştururken karşılaşmak  çok sevindiriciydi.  Hayatın bunca karmaşıklaştığı; insanların birbirlerine yardım etmeyi, gülümseyerek bile olsa varlıklarına şükretmeyi unuttuğu; birbirlerinden bir merhabayı, günaydını esirgediği şu zamanda, hâlâ birilerinin sahipsiz hayvanlar için yıllar yılı süren çabalarına şahit olmak ne iyi… 

Bizden daha önce, şimdi yaşadığımız yerin asıl sahipleri olan ve şimdi bizim el koyup doğasını tahrip ettiğimiz çevrede bizlerle yaşayan bu canlılara  elimizden gelen yardımı yapabilmeliyiz; hayata, doğaya, çevreye ve insana ve tüm canlılara karşı bir etik yükümlülüktür bu.

Nükhet Hanım gibi yardımseverleri de saygıyla anıyorum; onları yalnız bırakmayalım, örnek alalım, destek olalım.

HARUN ARSLAN….13 Haziran 2026