Fazıl TÜTÜNER
Arabanın içinde, birisini mi bekliyordum, pek hatırlamıyorum. Kalem kâğıt yanımda, rasgele sözcükler yazarak oyalanıyordum. Onunla bir etkinlik öncesi karşılaştığımızda, benim fırlatıp bir köşede unuttuğum yazımı beş kez okuduğunu, hiçbir şey anlamadığını söyledi. Biraz şaşırarak “herkesin çıldırmaya hakkı vardır” gibi gereksiz ve saçma bir cümle çıkıverdi ağzımdan.
Bu kısa konuşmanın, hayatımda yeni bir pencere açacağını, belki de hayatımı değiştireceğini o an bilemezdim.
Anlamsız olan yazıyı eklemelerle anlamlaştırmayı düşündüm. Anlamamıştı. Anlam yoktu ki. Anlam katabilir miyim diye düşündüm, eklemeler yaparak anlamlaştırdım. Şiirimsi bir şey çıktı. Sözcüklerle oynamak hoşuma gitti ve bu işi sürdürdüm. Bugün birkaç dergide şiirlerim yayımlanıyor, ilk şiir kitabım yayımlanacak.
Yankı buluyorum insanlarımdan. İnsanlarıma yarar sunduğumu düşünüyorum, Sabah çok erken kalkınca, kaleni elime alınca, el ele dolaşan mutlu insanları seyrediyorum zihnimde, işitmediğim gönlümü ve zihnimi okşayan sözler duyuyorum.,
Sessizlik içinde başka bir dünyaya çekiliyor; ormanlarda, kıyılarda dolaşıyor çağlayanları dinliyor, çocuklara şeker dağıtıyorum, Gülümsüyorum, bana gülümsüyorlar.
Önündeki kâğıda bir şeyler karalarmış toplantılarda Ressam Doğan Akça. Bir dostu, “bunları çiziktireceğine doğru dürüst resim yapsana” demiş. Başlangıcı öyle olmuş resim yapmasının. Bir kız arkadaşımızla bir erkek arkadaşımız, Viyana’da birbirilerine el şakaları yapardı, bir arkadaşımız “böyle şeyler yapacağınıza doğru dürüst sevişsenize” demişti. Onların başlangıcı da öyle olmuştu.
İki üç söz yeni başlangıçlara neden olabiliyor demek ki hayatta. Bir iki söz yaşamlarımızı değiştirebiliyor demek ki. Düşünülmemiş yollara, yaşamlara, ön görülmemiş mutluluklara girebiliyor demek ki insanlar. .Diğerini tanımak, onu duyumsamak, ,izlemek, onun değersiz yazısını bile beş kez okuyacak kadar zaman ayırmak gerekiyor demek ki.
Dostumun beş kez okuyup, anlam çıkaramadığı yazı, benim hiç aklımda fikrimde olmayan şiir yazmama vesile oldu. Yazıyı beş kez okuyacak kadar dikkatli imiş demek ki. Edebiyat meraklısı değil, yazdığım birçok şiire ilk yankı ondan geldi çok erken sabahlar. Bir toplantımızda, kutlamayı Fazıl’ın yazdığı şiirle yapacağız dedi. Kim bilir kaç kişiye yol açıyor, kaç kişinin hayatını dönüştürüyor. Siz de olun, Siz de bir derya olun, siz de bir Esat Yılgör olun.






