Bazı insanlar size sadık değillerdir, size olan ihtiyaçlarına sadıktırlar. İhtiyaçları değiştiğinde sadakatlerde değişir. Bu Nankör ve vefasız kişiler şartlara göre Bukalemun gibi renk değiştirirler. Bunların gerçek yüzünü seninle ilgili menfaatleri bitince görürsün.
İyilik karşılık beklemeden vermektir. Gücünü, tecrübesini, malını, sevgisini ve merhametini, dünyevî bir karşılık düşünmeden paylaşmaktır. Toplumda çıkar ve menfaat hesabı yapmayan  iyiliği insani bir vazife olarak gören ve Allah rızası için yapan  insanlarda aramızda vardır. Bunlar  çıkar ve menfaat için değil, Allah rızası için ve insan oldukları için iyilik ve  fedakârlık yaparlar. 
Bu insanlar hiçbir şeyi ve hiçbir meziyeti olmayan akraba, arkadaş ve dostlarına hiç karşılık beklemeden sorun ve problemleriyle birlikte  sahip çıkar ve yıllarca sırtında taşırlar. Maddi ve manevi her türlü desteği bunlardan esirgemez, ellerindeki her imkânı bu insanlara kullandırır, bu kişilere İş ve aş sahibi olmaları için her türlü desteği verirler. Kaza veya bela, iyi veya kötü günlerinde hep yanlarındadır. Bunu kendilerine vazife olarak görür bunları yaparken hiç kimseden beklentisi yoktur. 
– insanların bir kısmı ahde vefayı bilir ve yapılan iyiliği asla unutmaz. Bazıları ise:Kendilerine yıllarca iyilik, fedakârlık maddi ve manevi katkı yapan ve Allahtan sonra Bu gün oldukları yerde olmalarının tek sebebi olan kişileri ve kendilerine yapılan tüm iyilikleri ve fedakârlığı unuturlar.-Bazıları ise kendilerini olduğu yere getiren kişilerle rekabete girer ve onların yıkılmasını ister. -Bazıları ise kendilerine bu iyilikleri yapan kişilere ne kadar kötülük ve ne kadar zarar verebilirim hesabı yapmaya başlar. Manevi duyguları, gelenek, görenek, töreleri ve geldikleri yeri unutmuş kişilerde Ahde vefa beklenemez. Bunların vefa ve sadakatleri ihtiyaçlarının karşılandığı kadardır. 
Vefasızlık ile ihanetin birbirinden farkı yoktur. Vefasız insanlar bazen çocuklarınız, bazen en güvendiğiniz yakın akraba ve çocukları, bazen en güvendiğiniz Arkadaş ve dostlarınızda olabilir. Bu insanları size ihtiyaç duyunca yanınızda görür fakat siz bu insanlara ihtiyaç duyunca onları yanınızda göremezsiniz.
İhtiyaçları olunca yanınıza gelen ve ihtiyaçları olmayınca Allah’ın selamını bile vermekten imtina eden bu vefasızlarla yolları ayırmak en doğru olandır. Sizi üzenlere, mutsuzluk üretenlere, size huzursuzluk verenlere ve ahde vefa bilmeyenlere yol verin gitsin.
İnsanların bir kısmı yanlış yapıyor diye  iyilik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz. Asil yaşamak ancak asil hareket etmekle mümkündür. Ahde vefa bir meziyettir ve Allah Ahde Vefalı olmayı emreder. 
Hayat kıymet bilenlerle yaşanacak kadar güzel, Vefasız ve Nankörler için israf edilmeyecek kadar değerlidir.

ŞEVKET DEMİR