AK Parti MKYK Üyesi ve Eski Ekonomi Bakan Yardımcısı Mustafa Sever, dünya tarım piyasalarındaki dengelerin hızla değiştiğini belirterek, Türkiye’nin tarımda acilen vizyon değişikliğine gitmesi gerektiğini vurguladı. Sever, “Sadece üretmek yetmez; üreticinin tüketici fiyatından aldığı payı artırmak zorundayız” dedi.
Dünya genelinde tarımsal arzın büyümesi ve küresel rekabetin sertleşmesi, üretici fiyatları üzerindeki baskıyı artırırken; AK Parti MKYK Üyesi Mustafa Sever’den tarım sektörüne yönelik stratejik bir hamle çağrısı geldi. Sosyal medya hesaplarından ve kamuoyuna yönelik yaptığı açıklamada tarımın güncel sorunlarına dikkat çeken Sever, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için köklü bir sistem değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“Maliyetler Artıyor, Ürün Fiyatları Baskılanıyor”
Çin, Mısır, Özbekistan ve Güney Afrika gibi ülkelerin teknoloji ve yeni tarım alanlarıyla küresel pazarda çok daha güçlü oyuncular haline geldiğini ifade eden Sever, dünya genelinde meyve-sebze ve zeytin-zeytinyağı arzının büyüdüğünü söyledi. Bu durumun fiyatları düşürdüğünü, ancak üreticinin gübre, ilaç, mazot, sulama ve lojistik gibi temel girdi maliyetlerinin yüksek kalmaya devam ettiğini belirterek asıl sorunun katma değer paylaşımında yaşandığını vurguladı.
“Ürünün Sahibi Çiftçi, Kazanan Başkası”
Tarımda üreticinin geliri azalırken nihai fiyatların yükselmesinin nedenini değer zincirinin iyi yönetilememesine bağlayan Sever, şu ifadeleri kullandı:
“Üretici tarlasında, bahçesinde veya zeytinliğinde ürünü yetiştiriyor; fakat ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar kazandığı katma değerin önemli bir bölümünü başkaları elde ediyor. Üretici ham ürünü satıyor; başkası sınıflandırıyor, başkası işliyor, paketliyor, depoluyor, markalıyor ve ihraç ediyor. Ürünün sahibi üretici; fakat katma değerin sahibi başkaları oluyor. Artık bu düzeni değiştirmek zorundayız.”
Çözüm Formülü: “Akıl Terini Alın Terine Karıştırmak”
Geleneksel tarım politikasının yerine yeni bir vizyon öneren Mustafa Sever, “Daha çok üretim + daha yüksek katma değer + daha güçlü üretici örgütlenmesi + daha dengeli gelir paylaşımı” formülünü paylaştı. Sektörün geleceği için yol haritasını ise şu şekilde özetledi:
- Entegre Kooperatifleşme: Meyve, sebze ve zeytin üreticileri; eleme, boylama, soğuk hava depoları, ambalajlama tesisleri ve lojistik ağlarına sahip güçlü kooperatifler çatısı altında birleşmeli.
- Fiyatı Piyasa Değil Örgüt Belirlemeli: Tarladaki ürünün fiyatını yalnızca serbest piyasa değil, üreticinin örgütlenme ve pazarlık gücü belirlemeli.
- Yeni Tarım Anlayışı: “Üret, sat ve çık” modelinden; “üret, işle, değerlendir, markalaştır, ihraç et ve katma değeri üreticiyle paylaş” modeline geçilmeli.
TKDK ve AB Hibeleriyle Desteklenecek
Bu dönüşümün finansman boyutuna da değinen Sever, üreticilerin ve kooperatiflerin bu entegre tesisleri kurabilmesi için devletin sunduğu imkanlara işaret etti. Sever, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) Avrupa Birliği ile uluslararası fonlar kapsamında yürüttüğü IPARD kırsal kalkınma programı hibelerinin bu projeler için çok büyük bir fırsat olduğunu belirterek, üreticileri bu hibe desteklerinden yararlanmaya davet etti.






