Bir süredir yazılarımda özellikle üç önemli konudan söz ediyor ve kentimizi bekleyen üç tehlike için uyarıda bulunuyorum. Kısaca hatırlayalım:
*Trafik sorunu
Şimdi bile çok ciddi boyutlara ulaşan kent içi trafik sorunu, birkaç yıl sonra daha da ağırlaşacak ve kent yaşanmaz hale gelecektir.
Mersin neredeyse çeyrek asırdır bir metro projesi ile oyalandı. Her Belediye Başkan adayı bu konuyu kullandı; politik propaganda malzemesi yaptı.
Oysa varılan fiziki şartlarda, artık metronun yapılamayacağı anlaşılmalıdır. Belki sahilde farklı bir raylı sistemle kent merkezi- Mezitli arasında tek bir hat yapılabilir.
Yerel yönetimler gücünü tamamen kavşaklarda battı çıktı yapımına yönlendirmeliler.
Ayrıca önemli bir çözüm olarak gördüğüm ve sürekli yazdığım bisiklet kullanımını arttırıcı çalışmalarda bulunabilirler.
Şu anda yapılan bisiklet yolları, yeterli bisiklet kullanıcısı olmadığından ancak yolları daraltmadan öteye gidemiyor!
Yerel yönetimlerimiz plaj, balık lokantası, kafe, çiçek, boya, süs gibi seçmene gündelik olarak sempatik gelen projelerden artık vazgeçip, şimdiden baş gösteren ve en yakın gelecekte çok daha vahim sonuçlar doğuracak olan, bir Büyükşehir için utanç verici kent içi trafik gibi bir büyük soruna karşı önlemler almalıdır.
*Deniz Kirliliği
Mersin sahilleri her yıl deniz mevsimi bir plastik çöp kirliliğiyle karşı karşıya geliyor.
Bir yıldır bu sorun üzerine çalışıyorum; sürekli Çevre Müdürlüğü, Turizm Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve bilim adamları ile görüşmeler yapıyorum.
Sorunun sebeplerini ve çözüm önerilerini yazmama rağmen, maalesef alınan hiçbir önlem olmadığı gibi bazı kişiler tarafından da yanlış bilgiler veriliyor.
Bugüne kadar bazı kent dinamikleri tarafından Mersin turizmde geri bırakıldı.
Şimdi turizm için büyük çaba sarf eden resmi kurumların ve üniversitemizin yönetiminde ehliyetli, donanımlı kişiler var; konuyla ilgili kıymetli adımlar atılıyor.
Ama plastik atık kirliliği nedeniyle bütün bu çabalar boşa gidecektir. Konuyla ilgili doğru, stratejik bir mücadele programı hızla saptanmalı ve gereği yapılmalıdır. Meselenin iç turizm açısından olumsuz sonuçları bu sezon içinde yaşanmaya başlanmıştır.
*Yolsuzluk iddiaları
Bir süre önce kentimizde bazı yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddiaları ülke gündemindeydi.
Bu konunun şeffaf biçimde konuşulması, aydınlanması, suçu olanların ortaya çıkarılması için birçok yazı yazdım.
Ama farklı konular gündeme taşınarak konu gölgelenmeye çalışıldı, şimdilerde ise adeta unutturuldu!
Konuştuğum birçok kişinin bu konular üzerine fikri, bilgisi hatta bizzat yaşadığı olaylar, tanıklıklar var; ama nedendir, sessiz kalmayı tercih ediyorlar.
Kent ortak bir akılla ve bilgi iletişimi ile konuyu ortaya çıkarabilir.
Suçu olanlar bireysel olarak ortaya çıkarılır ve Mersin yolsuzlukla anılmaktan kurtulur.
* * *
Sosyal medya kentin gelişmesi, doğruların bulunması, kente zarar verenlerin ortaya çıkarılması için önemli bir araçtır.
Yerel olarak kurulmuş birçok grup var. Bunlar sosyal medyada Mersin’in sorunlarını gündeme getiriyorlar.
*Mersin Gönüllüleri
*STK Hemşeri Dernekleri,
*Mersinli Yörüklerin Sesi,
*Kentine Duyarlı İnsanlar vs. gibi yerel gruplar var.
Yine:
*TİNGADER
*Turan BB Haber Hattı,
*Tüm Anadolu Gazetecileri
*UBK İl Temsilcileri vs. gibi ulusal gruplar var.
Köşe yazılarım hem yerel hem ulusal gruplarda yayımlanıyor.
Fakat üzülerek söylemeliyim, bu gruplar içerisinde en fazla kente katkı verebileceklerin başında “Kentine Duyarlı İnsanlar” geliyor. Bünyesinde birçok bilim insanını ve kent dinamiğini barındıran ve yalnızca Mersin ile ilgili konular için kurulmuş olan bu grupta , Mersin’i doğrudan ilgilendirmeyen birçok konuda yazılıyor; bazen çok yanlış bilgiler veriliyor.
Daha da anlamsızı ve kötücül kasıtla, güya siyaset (!) yapılıyor ve ülke geneline dair bir mesele üzerine sıradan siyaset dili, Mersin’deki çok acil sorunların önüne geçiyor.
Örneğin, Mersin’de denizdeki plastik çöpler konusu yalnızca ” ithal atıklar ve gemilerden bırakılan çöpler” olarak tanımlanıyor; dolayısıyla kamuoyu yanlış yönlendiriliyor.
İlginçtir; Mersin’de genel politik dile kapılmadan, özellikle ve tümüyle yıllardır sadece Mersin üzerine en çok köşe yazısı yazan kişiyim ve bugüne kadar bir çok sorunun çözümünde merkezi ve yerel yöneticilerle işbirliği yaparak çözümde katkı vermiş bir kişi olarak, köşe yazılarımı yayınlamadığım tek grup bu oluşumdur.
Aslında doğru amaçla Mersin’e önemli katkıda bulunabilirler ve kentin birçok sorununun çözümünde öncü olabilirler; ama nedense bir türlü sağlıklı, verimli, kentin somut konularına dönük nesnel arayışlar yolunda mesafe alamadılar.
Özetle : Hepimizin yaşadığı, gelecek nesillere emanet edeceğimiz bu güzel kentte, yukarda kısaca hatırlattığım üç sorunla hep birlikte mücadele edilmediği taktirde, gündelik hayat yaşanmaz olacaktır ve çözüm ya imkansız olacak, ya da işlem maliyetleri şimdiyle kıyaslanamayacak boyutlara ulaşacaktır.
Yaşadığımız zamana, hayata ve mekâna lâyık olmak gibi insanî, vicdanî ve ahlâkî yükümlülüklerimiz vardır. Deniziyle, doğasıyla, kozmopolit tarihiyle ve insanlarıyla güzel Mersin’imize lâyık olalım; onu yoran, hırpalayan, çirkinleştiren olguları konuşarak çözelim.
HARUN ARSLAN….05 Haziran 2026






