TÜRKSOY iş birliğiyle düzenlenen ve Türk Dünyası’nın ortak kültürel mirasını sinemanın evrensel diliyle buluşturan 3. Uluslararası Turan Film Festivali, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.
Ege Üniversitesi tarafından, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı – TÜRKSOY iş birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkılarıyla hayata geçirilen festival, bu yıl da Türk Dünyası’ndan ve farklı coğrafyalardan sinemacıları İzmir’de bir araya getirdi.
Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül törenine; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan tanıtım filmi gösterildi. Ardından, Gazze’de yaşanan insanlık dramını konu alan “Benim Adımı Yaz” filmi izleyicilerle buluştu.

Sultan Raev: “Festival, Türk Dünyası’nın ortak hafızasını beyaz perdeye taşıyan güçlü bir gönül bağıdır”
Törende konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Turan Film Festivali’nin yalnızca bir sinema etkinliği olmadığını, Türk Dünyası’nın ortak kültürel belleğini görünür kılan önemli bir platform olduğunu vurguladı.
Raev, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, Türk Dünyası’nın asırlara dayanan köklü geçmişini sinemanın evrensel diliyle harmanlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu festival sadece filmlerin yarıştığı bir platform değil; Altaylar’dan Balkanlar’a uzanan büyük bir medeniyetin mirasçılarının dertlerini, sevinçlerini ve ortak hikâyelerini bir araya getiren güçlü bir gönül bağıdır. Beyaz perdede hayat bulan her hikâye bizleri birbirimize daha da yakınlaştırmaktadır.”
TÜRKSOY’un kültür ve sanat alanındaki iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceğini belirten Raev, festivalin Türk Dünyası sinemasının uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Kürşad Zorlu: “Ortak tarihimizi, kültürümüzü ve sanatı birleştirerek iş birliğimizi geleceğe taşımak zorundayız”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Türk devletleriyle 30’dan fazla başlıkta iş birliğinin sürdüğünü belirterek, kültür ve sanat alanındaki ortak çalışmaların bu iş birliğini kalıcı hâle getiren temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Türk devletleri arasındaki iş birliğinin son yıllarda somut bir zemine kavuştuğunu dile getiren Zorlu, ekonomik ve stratejik ilişkilerin kültür, tarih ve sanatla desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Bu alanda TÜRKSOY’un çalışmalarının başarısına da dikkat çeken Zorlu, “Tarih bize yeniden gösteriyor ki enerji ve ekonomi adına kurduğumuz köprüleri kültür ve sanatla güçlendiremezsek onların ayakta durması çok mümkün değildir. Dolayısıyla bizi birçok birliktelikten farklı kılan ortak tarihimizi, kültürümüzü ve bunun yapı taşı olan sanatı birleştirerek bu iş birliğimizi geleceğe taşımak hem eşsiz bir hazine sunmakta hem de bizim için adeta bir zorunluluktur. Bu noktada, Genel Sekreter Sultan Raev liderliğinde başarılı çalışmalar yürüten TÜRKSOY gibi güzide kurumlarımıza büyük görevler düşmektedir.” dedi.
Türkiye’nin dizi ve film sektöründe 170’ten fazla ülkede yaklaşık 1 milyara yakın izleyiciye ulaşan güçlü bir konuma geldiğini belirten Zorlu, bu birikimin Türk Dünyası sineması için de önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi.
Zorlu, “Şimdi bizlere düşen, yeni nesillerimize bu alanda güçlü fırsatlar sunabilmek ve bu iş birliğini sinema ve dizi sektöründe de ortaya koyabilmektir.” ifadelerini kullandı.
Birol Güven: “Türk Dünyası olarak sinemada güçlenmek zorundayız”
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise içinde bulunulan yüzyılın sinema yüzyılı olduğunu belirterek, sinemanın ülkelerin kültürel gücünü yansıtan en etkili alanlardan biri hâline geldiğini söyledi.
Hollywood’un artık herkesin cep telefonu kadar yakın olduğunu ifade eden Güven, değişen dünyada Türk Dünyası’nın sinema alanında daha güçlü ve daha görünür olması gerektiğini vurguladı. Güven, “Sineması güçlü olmayan bir ülke güçlü bir ülke değildir. Türk Dünyası olarak sinemada güçlenmek zorundayız.” dedi.

Filistinli sinemacıların son yıllarda dünyaya önemli bir sanat ve vicdan dersi verdiğini belirten Güven, Gazze’de yaşananların sinema aracılığıyla uluslararası kamuoyuna taşınmasının önemine dikkat çekti.
Türk Dünyası sinemasına güçlü vurgu
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, festivalin bu yıl 90 ülkeden toplam 2 bin 105 film başvurusu aldığını belirterek, bu yoğun ilginin festivalin uluslararası ölçekte ulaştığı değeri ortaya koyduğunu söyledi.
Festival programında yer alan “Uluslararası Gazze Film Seçkisi”nin bu yılın en anlamlı temalarından biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alcı, sanatın insanlığın ortak vicdanına seslenen güçlü bir ifade alanı olduğunu vurguladı.
Ödüller sahiplerini buldu
Festival kapsamında, Türk Dünyası’nın “dilde, fikirde ve işte birlik” ülküsüne yönelik çalışmalarıyla öne çıkan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’ya TÜRKSOY Özel Ödülü takdim edildi. Zorlu’nun Türk kültürünün eşsiz zenginliklerinin korunması, millî değerlerin yaşatılması ve ortak mirasın gelecek nesillere aktarılması yönündeki çalışmaları festival komisyonu tarafından takdirle karşılandı.

Turan coğrafyasının ortak sesi olarak Türk halkları arasındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesine önemli katkılar sunan Zorlu’ya ödülü, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı tarafından takdim edildi.
Tören kapsamında ayrıca, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’ya Kültürel Miras Ödülü, yönetmen Mesut Uçakan’a Sinema Sanatına Katkı Ödülü, SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz’e ise Kültürel Hafıza Ödülü takdim edildi.
Festival kapsamında En İyi Azerbaycan Filmi Ödülü, “Kür: The Mother of Rivers” filmiyle Seyran Mahmudoğlu’na verildi. En İyi Türkmenistan Filmi Ödülü’ne “Yenişli Adımlar” filmiyle Batır Batırov ve “Mahir Terbiyesi” filmiyle Mekan Gurbanaliyev layık görüldü. Rövşen Velmiyev’in yönettiği “Menin Oyunu” filmi ise Jüri Özel Ödülü aldı.
En İyi Kazakistan Filmi Ödülü, “Last Ticket” filmiyle Dinmuhammed Kuzenov’a; En İyi Kırgızistan Filmi Ödülü ise “The Goldfish” filmiyle Aycemal Mirbek Kızı’na verildi.
En İyi Özbekistan Filmi kategorisinde “Clown” filmiyle Akadcan Okunov ve “Hacker” filmiyle Zafer Gafurcan Oğlu Hacıboyev ödüle layık görüldü.
En İyi Türkiye Filmi Ödülü ise “Adımı Yaz” filmiyle Deya Ar ve Begüm Aksoy’a, “Kerkük Çelik Çekirdek” filmiyle Mehmet Hanefi Uzunçam’a takdim edildi.
Uluslararası kategoride “LES Héritiers” filmiyle Züheyir Musevi, En İyi Uluslararası Kurmaca Film Ödülü’nü alırken; İran’dan Ronak Cafari, “A Phoenix Feather” filmiyle Mansiyon Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü Zeybek Ekibi’nin gösterisi ve Türk Halk Müziği Topluluğu’nun konseriyle renklenen tören, teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.






