Baha AKINER
Dilin engereği yok ki kurasın! Söyler! Paşa gönlünün düşündüğünü, bilinçaltında sakladığını…
Gerçeğini! Gerçeği olmayıp da, olmak istediğini…
Gördüğünü! Göremeyip de, hayâl ettiğini…
Ağızdan çıkanda Sevgi de vardır, nefret de. Yumuşacık da söyler, hiddetli de…
Oysa ki parmak uçları merhemlidir. Süzgeçten geçirir kelamları. Düşünce her daim anında dile yansır ama parmak uçlarına asla…
Gücü kendinden menkul, tehlikelidir de aslında…
Kalbini okuyamadığının birinin satırlarını da okumayacaksın. Okuyabiliyorsan eğer o satırlar; huzur kokar, umut kokar, Sevgi kokar, kokusu bahar, bahçe…
“Şairler ve yazarlar bütün çalışmalarında yeniden doğarlar…” der ya Usta, Fazıl Hüsnü Dağlarca; “Öyküler ve Düşlerimiz” demiştik bu yine güzellikleri aradığımız çalışmamıza – yeni doğan bebeğimize, büyüdü serpildi de, geldik bile ikinci seviyeye…
Bekliyoruz dostlar. Yenişehir Kampüsü’ne, Mersin Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne…
http://sem.mersin.edu.tr/kurslar/217/oyku-ve-duslerimiz-seviye-2







