Baha AKINER

Kimi şair der ki:
ŞİİR, çığlıklardır…

Yalnızlığı seçmektir;
Korumasız, savunmasız…

Yalnızlığın seni seçmesidir,
Belki de apansız…

Kimi der:
ŞİİR, düş ve gerçeğin coğrafyasıdır…

ŞİİR, bir ıslıktır der kimileri…

Kimilerine göre ise, bir nefestir ŞİİR…

Yaşamdır tümüyle, bana göre…

Okşarcasına, tırmalarcasına;
Yaşamaktır,
Sevmektir,
Özlemektir,
Özgürlüktür hem…

ŞİİR, yüreğin sesidir…

Büyülü sözdür,
Ruh hâlidir,
Özlemdir…

Yaralanan, kırılan;
Coşan, coşturan kalbin;
Izdırapları, sevincidir…

Sevdadır ŞİİR…

Umuttur,
Kaderdir,
Talihtir…

Dibine kadar,
Yaşama katılmaktır ŞİİR…

Yaşamı paylaşmaktır…

Mutluluktur,
Mutsuzluktur,
Ölümdür,
Sonsuzluktur…

Acıdır ŞİİR…

Ama, illa ki AŞK’tır…

Dedim ya; ŞİİR, tüm yaşamdır,
Yaşantımdır benim…

Merhemli – ateşli,
Parmak uçlarım vasıtasıyla;
Gönlümden kopanlar,
Kalemimde yer bulanlar,
Yaşanmışlıklarım,
Yarım kalmışlıklarım,
Hayâllerim,
Tamamlanamayanlar,
Sahip olduklarım – olmadıklarım,
Ulaştıklarım – ulaşamadıklarım,
Boşluklarım,
Düşlerim,
Birikenlerim,
Damıttıklarımdır…

Edebi hamileydim 4 yıl önce;
Yüreğim, kalemimde…

Büyüdü büyüdü de duygular içimde;
İlk çocuğumu doğurdum,
2018’in 18 Eylül’ünde…

İlk evladım “Aşk Aşk’ına”,
4 yaşında…