Toros silsilesinin kadim asli ağaç türü olan sedir ve ardıç ağaçlarından oluşan ormanlar, kıymeti ve dayanıklılıkları nedeniyle tarih boyunca çok yoğun tahribata uğramış, Toroslar çoğunlukla çıplak alanlara, kısmen de dejenere olmuş boşluklu sağlıksız ormanlara dönüşmüştür.

 1983 yıllarından itibaren Orman Genel Müdürlüğünce Toroslardaki çıplak ve boşluklu tahrip olmuş bu alanların yeniden ormanlaştırılması, sedir ve ardıç  ağaçlarından oluşan sağlıklı ve devamlı ormanların tesisi çalışmaları tüm dünyaya örneklik teşkil edecek başarılı sonuçlara ulaşmış, bu çalışmaların başlangıcı Mersin’de yapılmış ve sadece Mersin’in Toros silsilesindeki çıplak ve boşluklu karstik alanlarında 100 bin hektar yeni orman tesis edilmiştir.

Bu alanların yeniden ormana kazandırılmasıyla, çok geniş yeni karbon yutak alanları oluşturulması yanında, alt havzalarda önceki yıllarda can ve mal kaybına neden olan sel ve taşkınların önlenmesi ve güvenli tarımın yapılmasına da en önemli katkı sağlanmıştır.

Türk ormancısı ve akademisyenler birlikteliğiyle yapılan bu çalışmalar dünya ormancılık literatürüne girmiş, anavatanında sedir ve ardıç ağaç türleri bulunan ülkeler için örneklik ve ilham kaynağı haline gelmiştir.

Çok yoğun emek ve çabalarla tesis edilen bu ormanların sağlık ve devamlılığı, diğer ağaç türlerinde olduğu gibi ormancılık bilimi çerçevesinde uygulanan silvikültürel bakım müdahalelerini zorunlu kılmaktadır.

Bu alanlarda teknik esaslar ve ormancılık mevzuatı çerçevesinde on yıllardır yapılan ve yürütülen çalışmalar, son günlerde muhtemelen bilgi eksikliğinden kaynaklı bir kısım paylaşım ve açıklamalarda “Toroslarda ardıç ağaçlarının yok edildiği”  iddiasının hiçbir bilimsel ve teknik dayanağı bulunmamaktadır.

Açıklama ve paylaşımlara konu; Mersin İli Erdemli İlçesi Güzeloluk mahallesi sınırlarında yapılan uygulamalar yeni bir uygulama olmayıp, benzer kuruluş ve gelişim çağındaki tüm ormanlarda bilimsel esaslar çerçevesinde ormanların sağlık ve devamlılığı bakımından zorunlu yapılması gereken uygulamalardır.

Bu çerçevede; Erdemli Orman İşletme Müdürlüğü Güzeloluk Orman İşletme Şefliği 74, 75, 77, 192, 193, 228, 276 ve 282 nolu bölmelerde tahribatlar nedeniyle açıklık ve boşluklu alanlara dönüşmüş söz konusu sahada 2006-2009 yılları arasında 286 hektar alanda makineli toprak işlemesi yapılmak suretiyle karpelli sedir tohum ekimi ve fidan dikim suretiyle tesis edilerek  korumaya alınmış, ekim ve dikim ile gayet sağlıklı ve başarılı sedir fidanlarıyla birlikte sahada mevcut yaşlı, kurumakta olan ve genç fidanların gelişimini engelleyen ardıç ağaçlarından çok daha fazla ardıç fidanının yetişmesi sağlanmıştır. Sahanın tamamında dağılım gösteren sedir ve ardıç fidanlarının biyolojik istekleri olan ışık ve toprak faydalanmasının sağlanması için üst tabakada bulunan yer yer münferit dağılımlı, yer yer ise küçük gruplar hâlinde yaşlı ve sağlıksız fertlerden oluşan 5779 adet  ardıç ve 46 adet sedir ağaçları, alt tabakada bulunan ve aktif gelişme çağında olan fertlere baskı oluşturması, gelişimine olumsuz etki yapması, gençliğin sağlığı ve devamlılığı için baskı yapan yaşlı ağaçların sahadan çıkarılmasının ekolojik açıdan zorunluluk teşkil etmesi nedeniyle alandan uzaklaştırılmak üzere idaremizce açık arttırmalı satış ile veya yöre köylülerince kesimi yapılmaktadır. Kesilen bu ağaçlar İdaremizce ekonomik olarak değerlendirilmekte, orman ürünü ihtiyacı olan tüm sektörler için hammadde ve yöredeki halk için de yakacak amaçlı kullanılmaktadır.

Sadece, altında genç fidanların olmadığı ve kayalık yerlerdeki yaşlı fertler korunmakta diğerlerinin ise alınması silvikültürel açıdan zorunluluk teşkil etmektedir. Yaşlı bireylerin devirme yönü ve sürütme yolları belirlenerek ve en az zararla sahadan çıkarılması sağlanmaktadır. FSC yönetimi açısından sahada bulunan yabanıl meyveli ve endemik türler korunarak, hektarda belli sayıda (2 ila 3 adet) yaşlı-kuru fertler de doğaya bırakılmaktadır.  Boşaltma kesimi sonrasında genç fidanlardan zarar görmüş fertlerin bakımı yapılarak ve belirli yıl aralıklarında ayıklanarak meşcereye sağlıklı bir yapı kazandırılmaktadır.

Ormancılıkta ileri tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde ve bölgemizde bilimsel, planlı ve teknik çerçevede yapılan bu çalışmalarla ilgili, bilimsel ve mantıklı hiçbir dayanağı olmayan paylaşım ve açıklamaların doğru olmadığı hususu kamuoyuna saygı ile sunulur.