Son 25 yıldır Mersin ile ilgili gazete kupürlerini saklarım

Hafızamız birçok şeyi unutuyor; ya da zamanın hızı ve yoğunluğu nedeniyle unutmayı seçiyoruz; ama yazılar önümüze  geldiğinde hatırlıyoruz ve bazen de acı gerçekleri üzülerek görüyoruz.

Mersin’in ve mersinlilerin geleceğiyle ilgili yerel seçimler öncesinde, bu dramatik olguyla ilgili yalnızca iki haberden söz edeceğim:

1Raylı sistem Karacailyas – Üniversite arasında olacak ” haberi tam 20 yıl öce yayımlanmış.

Dönemin  Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, raylı sistem sözünü veriyordu. Hatta başlangıç yerine bir tabela dikilmişti.

2-Mersin’in her köşesinden denize girilecek

Bu haber de yine 20 yıl önce yayımlandı. Macit Özcan bu defa da Mersin’in her yerinden denize girileceği sözünü veriyor.

Macit Özcan’ın o dönem seçim broşürünü incelediğimiz zaman,  gerçekleşmeyen birçok vaadini  görürüz.

Şimdi ilginç olan durum şu:

20 yıl önce verilen vaatler gerçekleşmemiş; ama aynı partinin adayı Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de, 5 yıllık yönetiminden sonra başta yukarıdaki iki vaat olmak üzere, yıllar önce  Macit Özcan’ın bazı vaatlerini yineliyor!

Neredeyse büyük ölçüde aynı seçmenlerin gözünün içine bakarak, gerçekleşmeyen vaatler kopyalanıp yeniden servis ediliyor! İnsan ve kent belleğine zerre kıymet verilse, en azından ilgili parti adına mahcup bir dil kullanılır; özür dilenir ya da konu bütünüyle unutulur.

Ama işte siyasetin, insana ve kente özenin geldiği nokta burası…

Konuya gerçekçi yaklaşalım; gereksiz politik hesaplardan uzak konuşalım:

Devlet desteği olmadan bu ve benzeri devam eden ve planlanan birçok büyük  projenin gerçekleşmeyeceğini ortadadır.

Devlet iradesi de sonunda bir politik tercihle iç içedir; siz devletin buraya yapmayı öngördüğü, hatta çoğunu yapmaya başladığı her yatırıma kör bir siyaset hesabıyla karşı çıkarsanız, halkı kışkırtıp yalan yanlış yorumlarla konuyu bir siyasi hesaplaşmaya döndürürseniz, merkezî iktidar da sonuçta bir siyasete sahiptir ve konuya soğuk davranır.

Nereye mi geliyorum:

Aklın, gerçeklerin, hayatın, siyasetin ve reel koşulların işaret ettiği üzere, Mersin’in on yıllardır geciken hizmet açıklarını kapatmak , merkezî iktidarla kavgalı bir siyasetin harcı olmaktan çıkmıştır.

Merkezi hükümetle kavgalı bir yerel yönetim demek, Mersin’in kaderini değiştirecek büyük projelerin altında ezilmek demektir. Önümüzdeki seçimler bir yerel yönetim seçimidir; pratik anlamı ise hemen ve derhal hizmete uygun olanı seçmek demektir.

Ben bu konuda onlarca yazı yayımladım; bu kente yazık ediliyor, siyasi hesaplaşma  bir genel seçim konusudur, orada ideolojiler, değerler, inançlar yönlendirir; ama Mersin’de metro meselesi, suyu ucuzlatacak büyük yatırım konusu, turizm bölgeleri konusu, havaalanı ve Mersin’i çevre illere bağlayacak yol şebekesi meselesi, denizin temizlenmesi ya da kanalizasyonun tamamlanması, mahalleye dönüşen eski köylere yapılacak kanalizasyon başta olmak üzere temel alt yapı konusu bir hizmet açığıdır ve bunun politik tercihle ne ilgisi olabilir?

Ben bu kentin hizmet açığı artık son bulsun istiyorum; bunun için devletle , merkezî iktidarla kavga  edecek bir zihniyeti değil, kent yararına uyumlu bir çalışma vaat eden bir zihniyeti işaret ediyorum.

Bu gerçekçi, faydacı ve rasyonel seçeneği denemek yerine,  artık bıkkınlık veren bir politik hesaplara dayalı inatlaşma, birileri için ikbal olabilir; ama 25 yıllık bir  kayıp zaman daha da  uzayıp gider.

Kaldı ki, siyaset perdesi gerisinde ikbal için inatlaşmanın bırakın bir kente vereceği zararı, bazen bizzat bir partiye bile nelere mal olduğunu ibretle izlemiyor muyuz?

Sosyal medya böcekleri, hemen öfke kusmadan iki dakika düşünmeyi denesinler lütfen…