Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Muazzez Araç, pandemi ve Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşla birlikte Türkiye üzerinden geçen lojistik hatlara yönelik talep artışının sürdüğünü, firmaların yeni avantajları kaçırmaması için yeni devlet desteklerine ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Uzak Doğu merkezli lojistik zincirinde yaşanan sorunlar, deniz lojistiğindeki fahiş navlun ücretleri, Rusya Ukrayna savaşı nedeniyle ülkeler arası karşılıklı devam eden ekonomik yaptırımlar nedeniyle Türkiye’ye üzerinden geçen lojistik hatlara yönelik talep artışı sürüyor. Yaşanan talep artışındaki en önemli etkenlerden biri de Türkiye’nin kara lojistiğinde sahip olduğu genç araç filosuyla yüksek hızlı teslimat avantajı. Tek başına Türkiye’deki kara lojistiğinin yüzde 17’sinin kümelendiği Mersin’de ise lojistik firmalar bir yandan yeni talepleri karşılamak için tam kapasiteyle çalışırken diğer yandan ortaya çıkan yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmek için kapasitelerini artırmaya çalışıyor. Ancak Sektörün yüzde 95’ini oluşturan KOBİ’ler devlet desteğine erişemedikleri için soğuk hava deposu, paketleme tesisi ve antrepo gibi altyapı yatırımlarını raflara kaldırıyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Muazzez Araç, KOBİ’lerin yatırımlarını engelleyen en büyük etkenin yüksek faizli banka kredilerine olan sektörel bağımlık olduğunu kaydetti. Ayrıca KOBİ’lerin ağır finansal koşulları olan TKDK desteğinden yararlanamadığını ifade eden Muazzez Araç, mevzuatı nedeniyle KOSGEB’e başvuramadıklarını belirtti. Lojistik firmaların düşük finansman güçlerini daha çok araç filolarını gençleştirip büyütmek için kullandığını söyleyen Araç, altyapı yatırımlarına bütçe ayrılamadığını bu durumun da firmaların sürdürülebilir büyümelerine engel olduğunu aktardı. Muazzez Araç, “KOBİ’lerimiz KOSGEB programlarına entegre edilmelidir. Lojistik tüm sektörlerin kalbi konumundadır. Eğer lojistik sektörü durursa diğer tüm sektörlerde durmak zorunda kalır” dedi.

“YENİ KONTEYNER LİMANI MERSİN İÇİN ZORUNLULUKTUR”

KOBİ’lerin yatırımlarını raflardan indirmesi için sahip oldukları işlem hacminin de sürdürülebilir olarak artırılması gerektiğini kaydeden Muazzez Araç, “Bunun için atılacak en önemli adım kentin lojistik kapasitesini artıracak yeni bir ana konteyner limanı yatırımı olabilir. Kentimizde yapılacağı açıklanan TBMM’de sözler verilen Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı için Adana’nın Yumurtalık ilçesinde düzenlenen ÇED toplantılarını büyük bir üzüntüyle öğrendik. MIP mevcut ve artırmakta olduğu kapasitesi ile tek kentin alabileceği yük potansiyelinin ancak yarısını karşılayabiliyor. Yüzde 50’lik yük potansiyelinin büyük çoğunluğu ise Türkiye’nin dışındaki çevre limanlara kayıyor. Mersin’e yapılacak ana konteyner limanı yatırımı kentimizin ve sektörümüzün geleceği açısından birer zorunluluktur. Kentimizde hem gümrük hem kara lojistik hem de deniz lojistiği firmaları kümelenmiş haldedir. Kurulacak konteyner limanı ile en başta sektörümüzdeki KOBİ’ler güçlenecektir. Ayrıca güçlü lojistik firmaların yaratılabilmesini sağlanması için kentimizde MIP’nin tekeli kırılmalı kentimize 2’nci bir konteyner limanı kurulmalıdır. Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı’nın birkaç holdingin çıkarları ve lobi faaliyetleriyle boşa düşürülmemelidir” diye konuştu.

RUSYA VE UKRAYNA’YA SEFER KAPASİTELERİ ARTIRILMALI

Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi sonrasında, yaşanan yüksek güvenlik sorunları ve Rusya ile Avrupa arasında karşılıklı olarak devreye giren yaptırımlarla birlikte, Avrupa’dan Rusya ve Orta Asya Bölgesine yönelik ticaret ve taşımacılıkta kuzey koridoru kapandığını dile getiren Muazzez Araç, şunları söyledi: “Avrasya Bölgesinde ticaret ve lojistik haritasında uzun vadeli değişimler zorunlu hale geliyor. İhracat ile kalkınan bir ülke olarak, bu güncel gelişme çerçevesinde, ihracatımızın sürdürülebilir şekilde gelişimi için ihtiyaç duyulan lojistik koridorlarını nasıl oluşturacağımız, büyük önem taşımaktadır. 2021 taşıma istatistiklerine göre Rusya’ya 40 bin sefer gerçekleştiriyoruz. Bu seferlerin 32 bini Novorossiysk limanından yapılıyor. Ukrayna’ya yarı-römork dahil 41 bin sefer düzenlerken, Beyaz Rusya’ya olan sefer sayımız 14 bini geçti. Ukrayna üzerinden kara sınır kapıları ve Ro-Ro gemileriyle yaklaşık 20.000 ile 25.000 Türk aracı transit olarak geçiş yapmaktadır. Dolayısıyla Ukrayna, ihracatımız ve taşımalarımız için çok önemli bir transit konumdadır. Bölgedeki seferlerimizin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için Karasu-Köstence Ro-Ro hattının biran önce aktif hale gelmesi önemlidir. Burada da geçen sene yeterli olmayan Romanya transit belgelerinin arttırılması hususu daha da aciliyet arz ediyor. Rusya’ya yönelik taşımalarda ise Sarp Sınır Kapısı’nda yaşanan yoğunluğun azaltılması için Türkiye – Gürcistan gümrük idareleri acilen bir araya gelmeli, Sarp ve Sarpi ihracat-ithalat süreçlerinin yeniden ele alınması sağlanmalı, Türkiye – Gürcistan Arasında Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Anlaşmasına bir an önce işlerlik kazandırılmalıdır. En önemlisi özellikle ihracat taşımaları için yeni bir güzergah oluşumu ihtiyacı doğrultusunda Türkiye ve Rusya arasında yeni bir Ro-Ro hattı kurulması sağlanmalıdır”.